
Lazerle kaş kaldırma, düşük güçlü lazer enerjisi ile cildin daha sıkı ve kalkık görünmesini hedefleyen, cerrahi olmayan bir uygulamadır. Fotona VectorLift gibi sistemler, dermis tabakasında kontrollü ısı odakları oluşturarak vücudun kendi onarım sistemini harekete geçirir. İşlem sırasında ısınan dokular, doğal bir savunma tepkisi olarak kızarıklığa yol açar.
Bu kızarıklık çoğu kişide geçici bir cilt reaksiyonudur. Sağlıklı cilt hücreleri ısıyı algıladığında damarlar genişler, kan akışı artar ve cilt pembe ya da hafif kırmızı bir görünüme bürünür. İşlemin asıl amacı olan kolajen uyarımı tam olarak bu damar genişlemesi ve sonrasındaki yeniden yapılanma zinciriyle başladığı için, hafif bir kızarıklık aslında tedavinin çalıştığını gösteren bir işarettir (Karu, 1998).
Bu içerikte lazerle kaş kaldırma sonrası kızarıklığın neden oluştuğunu, kaç saat sürdüğünü, hangi ciltlerde uzayabildiğini ve kızarıklığı yatıştırmak için hangi adımları uygulamanız gerektiğini bilimsel kaynaklara dayanarak açıklıyoruz.
Lazer ışını ciltte seçici ısınma yarattığında damarlar genişler ve bu genişleme kızarıklık olarak görünür. Bu, cildin ısı hasarına verdiği normal ve geçici bir tepkidir.
Lazer cilde düştüğünde ışık enerjisi su ve diğer hedef kromoforlar tarafından emilir. Emilen enerji ısıya dönüşür ve dermiste seçici fototermoliz adı verilen kontrollü mikro ısı alanları oluşturur. Manstein ve arkadaşları, bu ısı alanlarının hasarlı kısmın çevresindeki sağlıklı dokunun hızla onarımı üstlenmesini sağladığını göstermiştir (Manstein et al., 2004). Kaş kaldırmada da benzer ilke geçerlidir: lazer ışını dermise ulaşır, ısı yükselir ve fibroblast adı verilen hücreler uyarılır.
Isı yükseldikçe cilt, kendini soğutmak amacıyla yüzeysel damarlarını genişletir. Bu damar genişlemesi hem sıcaklık hissi hem de görünür kızarıklık üretir. Ross ve arkadaşlarının nonablatif lazer çalışmasında, uygulama sonrası kızarıklığın dermis ısısının geçici olarak artmasıyla doğrudan ilişkili olduğu ve birkaç saat içinde gerilediği bildirilmiştir (Ross et al., 2002). Yani kızarıklık bir arıza değil, kontrollü ısınmanın doğal yan etkisidir.
Kaş ve göz kapağı bölgesindeki cilt, yüzün diğer bölgelerine göre daha incedir. Bu ince yapı, ısının daha hızlı algılanmasına ve damar tepkisinin daha belirgin görünmesine neden olur. Ayrıca bu bölge dokusu yağ dokusundan daha fakirdir, bu yüzden ısı iletilimi farklıdır. Sonuç olarak aynı enerji düzeyi bile göz çevresinde daha fazla kızarıklık yaratır. Bu durum endişe verici değildir, yalnızca bölgenin anatomik özelliğidir.
Çoğu kişide kızarıklık birkaç saat içinde belirgin şekilde azalır, bazı kişilerde yaklaşık 24 saate kadar devam edebilir. Süre, uygulama yoğunluğuna ve cilt tipine bağlıdır.
İşlem biter bitmez kızarıklık en yüksek seviyesine ulaşır. Göz çevresindeki ince doku ısıyı yoğun algıladığı için ilk 30 ila 60 dakika içinde pembe ya da hafif kırmızı bir görünüm hakimdir. Bu dönemde cilt aynı zamanda sıcak hisseder. İlk saatin sonuna doğru damarlar yavaş yavaş büzülür ve renk tonu açılmaya başlar. Soğuk uygulama yapılırsa bu gerileme hızlanır.
Evet, devam edebilir ve bu beklenen bir durumdur. Uygulama yoğunluğu yüksekse, cilt açık tenli ve hassassa veya işlem günü sıcak ortamda kalındıysa kızarıklık 24 saati bulabilir. Dierickx ve arkadaşlarının nonablatif lazer çalışmasında, dermis ısısına bağlı kızarıklığın 24 saati aşan sürelerde de tamamen gerilediği gözlenmiştir (Dierickx et al., 2002). 24 saati geçen ve giderek artan kızarıklık ise ayrıca değerlendirilmelidir.
Kızarıklık süresini belirleyen üç ana etken vardır: cilt tipi, uygulama enerjisi ve işlem sonrası bakım. Kalın ve yağlı ciltler ısıyı daha yavaş algılar, kızarıklık daha kısa sürer. İnce ve hassas ciltlerde damar tepkisi güçlüdür ve gerileme daha uzun sürebilir. Yoğun enerji uygulaması daha fazla ısı birikimi yaratır. İşlem sonrası güneş koruyucu kullanmayan kişilerde ise kızarıklık uzayabilir.
Dönem | Beklenen Görünüm | Yaklaşık Süre |
İşlem anı | Belirgin kızarıklık, sıcaklık hissi | 0-1 saat |
İlk saatler | Kızarıklık hızla azalır | 1-6 saat |
İlk gün | Hafif pembelik kalabilir | 6-24 saat |
İkinci gün | Normal cilt tonuna dönüş | 24-48 saat |
Kızarıklık giderek azalır, kısa bir ödem dönemi eşlik edebilir, genellikle 24 ila 72 saat içinde cilt normal görünümüne döner.
İlk 24 saatte kızarıklık yavaş yavaş yerini hafif bir tonda düzensizliğe bırakır. Cilt dokusunda sıcaklık hissi devam edebilir ancak ağrı beklenmez. Nemlendirici uygulandığında cilt rahatlar. Bu dönemde cilt bariyeri geçici olarak hassaslaştığı için sert temizleyicilerden kaçınılmalıdır. Ross ve arkadaşlarının gözlemlediği gibi, bu dönemde dermiste ısıya bağlı onarım süreci aktif olarak sürer (Ross et al., 2002).
Evet, eşlik edebilir. Isı artışı damar geçirgenliğini yükseltir ve doku aralarına hafif sıvı sızar. Bu durum ödem olarak adlandırılır ve göz çevresinde hafif şişlik şeklinde görülür. Şişlik genellikle 24 ila 48 saatte geriler, ödem tamamen kayboluncaya kadar 72 saati bulabilir. Soğuk kompres bu süreci kısaltır. Belirgin, ağrılı veya tek taraflı şişlik ise normal kabul edilmez.
Cilt normal görünümüne dönerken kızarıklık önce pembeleşir, ardından doğal tona kavuşur. Sıcaklık hissi tamamen kaybolur. Bazı kişilerde ince bir pul pul dökülme görülebilir; bu, dermisin yenilenme işaretidir ve birkaç günde geçer. Cilt bariyeri toparlandıkça esnek hissi geri döner. Tierney ve arkadaşlarının yara izi tedavisi çalışması, nonablatif lazer sonrası yüzeysel reaksiyonların tamamen gerilediğini ve cildin normal yapısını koruduğunu doğrular (Tierney et al., 2009).
Açık ve hassas cilt tipi, yüksek uygulama enerjisi ve işlem sonrası güneşe maruz kalma kızarıklığın uzamasına neden olabilir. Bunlar normal varyasyonlardır ve komplikasyonlardan ayrılmalıdır.
Evet, belirgin şekilde etkiler. Açık tenli ve kızıl saçlı kişilerde damarlar yüzeysel yerleşimlidir ve ısıya verilen tepki daha güçlüdür. Bu nedenle kızarıklık hem daha yoğun hem de daha uzun sürebilir. Koyu tenli ciltlerde ısı yayılımı farklıdır ve yüzeysel kızarıklık genellikle daha kısa sürer; ancak bu ciltlerde renk değişikliği riski ayrıca değerlendirilmelidir. Uygulama öncesi cilt analizi bu yüzden zorunludur.
Kesinlikle değiştirebilir. Düşük enerji ve kısa atım süresi ile yapılan hafif seanslarda kızarıklık saatler içinde kaybolur. Daha yoğun ayarlarla yapılan seanslarda ise ısı birikimi artar ve iyileşme 24 ila 48 saate uzayabilir. Tanzi ve Alster, enerji yoğunluğunun yüzeysel reaksiyon süresiyle doğrudan ilişkili olduğunu göstermiştir (Tanzi ve Alster, 2002). Bu nedenle uygulayıcının enerjiyi cilde göre ayarlaması kritik önem taşır.
Evet, en önemli dış etkendir. Ultraviyole ışınları işlem sonrası hassaslaşan damarları daha da genişletir ve kızarıklığı uzatır. Ayrıca güneş, yeni yapılanan dokuda renk değişikliği riskini artırır. İşlem sonrası ilk hafta yüksek koruma faktörlü güneş koruyucu kullanmak bu riski belirgin şekilde azaltır. Güneşlenme planı varsa seans ertelenmelidir.
Olabilir. Rosacea gibi damar hassasiyeti olan ciltlerde kızarıklık daha yoğun ve uzun sürebilir. Yakın zamanda başka bir lazer veya kimyasal peeling uygulaması geçirmiş ciltlerde bariyer zayıftır ve tepki güçlenebilir. Bu durumlarda uygulayıcı enerjiyi düşürür ve seans aralıklarını uzatır. Kişinin tıbbi geçmişini eksiksiz paylaşması gerekir.

Cildi soğuk tutmak, geniş spektrumlu güneş koruyucu kullanmak, serinletici ürünlerden yararlanmak ve sıcak ortamlardan kaçınmak kızarıklığı en hızlı yatıştıran adımlardır.
İlk 24 saat cildi temiz tutmak ve sert sürtünmeden kaçınmak yeterlidir. Ilık su ile nazik temizlik yapılmalı, kozmetik pamuk gibi sürtünmeye neden olan malzemeler kullanılmamalıdır. Cilde dokunulduğunda eller temiz olmalıdır. Sıkma, kaşıma ve ovalama gibi davranışlar ısı birikimini artırır ve kızarıklığı uzatır. Cilde nefes aldırmak en basit koruma yöntemidir.
Çünkü işlem sonrası dönemde cilt fotosensitif hale gelir. Ultraviyole ışınları hem kızarıklığı uzatır hem de leke riskini artırır. Geniş spektrumlu, en az 30 koruma faktörlü bir ürün işlem sonrası ilk hafta her sabah yenilenmelidir. Dışarı çıkarken şapka ve güneş gözlüğü kullanmak ek koruma sağlar. Bu önlem bilimsel olarak iyi desteklenir çünkü ısı hasarı sonrası doku ultraviyoleye karşı savunmasız kalır (Dierickx et al., 2002).
İşlem sonrası ilk saatlerde cilt sıcak hissediyorsa temiz bir bez ile soğuk kompres yapılabilir. Aloe vera içeren, kokusuz ve alkol içermeyen jel ürünler kızarıklığı yatıştırabilir. Ürünü uygulamadan önce uygulayıcıya danışmak en güvenli yoldur. Buzun doğrudan cilde temas ettirilmemesi gerekir; bu donma hasarına neden olabilir. Soğuk uygulama 10 ila 15 dakika ile sınırlı tutulmalıdır.
Sıcak su, buhar odası, sauna ve yoğun egzersiz damarları genişletir ve kızarıklığı uzatır. İşlem sonrası ilk 48 saat ılık duş tercih edilmeli, yüz buhara maruz bırakılmamalıdır. Ayrıca yoğun egzersiz vücut ısısını yükselterek yüz damarlarının genişlemesine yol açar. Bu dönemde hafif tempolu yürüyüş gibi aktiviteler tercih edilmelidir.
Evet, hafif sıcaklık, yanma ve kaşıntı aynı dönemde görülebilir ve bunlar genellikle birkaç saat içinde tamamen kaybolur.
Evet, normaldir. Lazer enerjisi dermiste ısı biriktirdiği için işlem bitiminde cilt sıcak hisseder. Bu his, bir güneş yanığının çok hafif versiyonuna benzer ancak ağrı içermez. Soğuk kompres ve serin ortam sıcaklık hissini hızla azaltır. 24 saati aşan belirgin sıcaklık hissi izlenmelidir. Karu, ısıya verilen bu damar tepkisinin fotobiyolojik onarım zincirinin ilk halkası olduğunu açıklar (Karu, 1998).
Hafif yanma genellikle ilk birkaç saat içinde görülür ve 12 saati geçmez. Bu his, yüzeysel sinir uçlarının ısıya verdigi geçici tepkidir. Nemlendirici uygulaması ve soğuk kompres rahatlama sağlar. Yanma hissi giderek artıyorsa, iğne batırma şeklinde seyrediyorsa veya gözde rahatsızlık yaratıyorsa uygulayıcıya aynı gün haber verilmelidir.
Evet, olabilir. İşlem sonrası ikinci veya üçüncü gün bazı kişilerde hafif kaşıntı görülür. Bu, dermis yenilenirken histamin salınımına bağlıdır ve iyileşmenin işaretidir. Kaşıntıyı bastırmak için cilde bastırılmamalı, doktor onayıyla nemlendirici kullanılmalıdır. Yoğun kaşıntı kabarcık veya kabuklanmayla birlikteyse değerlendirme gerekir. Tierney ve arkadaşlarının çalışması, bu tür yüzeysel reaksiyonların nonablatif lazerlerde tamamen gerilediğini doğrular (Tierney et al., 2009).
Kızarıklık giderek azalmak yerine artıyorsa, şiddetli ağrı veya kabarcık varsa veya 48 saati aşan belirgin kızarıklık sürüyorsa profesyonel değerlendirme gerekir.
Normal seyirde kızarıklık her saat biraz daha açılır. Tersine, kızarıklık her geçen saat belirginleşiyorsa ve yayılıyorsa bu, cildin ısıya aşırı tepki verdiğini veya enfeksiyon başlangıcını gösterebilir. Bu durumda beklemek yerine aynı gün uygulayıcıya ulaşmak gerekir. Erken müdahale çoğu sorunu hızla çözer ve kalıcı iz riskini önler.
Lazerle kaş kaldırma ağrılı bir işlem değildir; hafif rahatsızlık dışında bir şey beklenmez. Şiddetli ağrı, zonklama veya iğne batırma hissi doku hasarının derinleştiğine işaret edebilir. Bu belirtiler işlem sonrası ilk 24 saatte ortaya çıkarsa vakit kaybetmeden değerlendirme yapılmalıdır. Göz çevresindeki hassas yapı göz önüne alındığında şikayetler asla küçümsenmemelidir.
Su dolu kabarcıklar, açık yara veya koyulaşma gibi renk değişiklikleri normal reaksiyon değildir. Bu bulgular ısının yüzeysel dokuyu aştığını gösterebilir. Kabarcık patlatılmamalı, bölgeye dokunulmamalı ve aynı gün uzman görüşü alınmalıdır. Renk değişiklikleri erken dönemde uygun bakımla geriye dönebilir; geç kalınması tedaviyi zorlaştırır.
Çünkü uygulamayı yapan kişi kullanılan enerji düzeyini, atım sayısını ve cilt tipinizi bilir. Bu bilgiyle reaksiyonun normal mi yoksa anormal mi olduğunu en doğru şekilde değerlendirir. Ayrıca gerekirse uygun tedaviyi başlatır. Göz bölgesine uygulanan tüm lazer işlemleri yalnızca deneyimli ve yetkili sağlık profesyonelleri tarafından yapılmalıdır.
Hayır, aynı değildir. Fotona VectorLift gibi nonablatif uygulamalarda kızarıklık saatlerle ölçülür, karbondioksit lazeri gibi ablatif işlemlerde ise günlerle hatta haftalarla ölçülür.
Ablatif lazerler cildin üst tabakasını buharlaştırır. Bu durum açık bir yara yüzeyi yaratır ve vücut bu yüzeyi kapatmak için yoğun bir inflamasyon başlatır. Sonuç olarak kızarıklık, ödem ve kabuklanma haftalar sürebilir. Manstein ve arkadaşları, fraksiyonel foto termoliz yaklaşımının bu yüzden geliştirildiğini, çünkü nonablatif yöntemlerde yüzeysel doku korunarak reaksiyonun minimuma indiğini belirtir (Manstein et al., 2004).
Lazerin dalga boyu ve etki mekanizması iyileşmeyi tamamen belirler. Yüzeysel etki yaratmayan sistemlerde cilt bariyeri bozulmadığı için kızarıklık kısa sürer. Yüzeysel yıkım yapan sistemlerde ise onarım derinlikten başlar ve süre uzar. Wunsch ve Matuschka, nonablatif ışık temelli yaklaşımların dermis ısısını yükseltmeden kolajen uyarımı sağladığını göstermiştir (Wunsch ve Matuschka, 2014).
Çünkü amaçları ve etki derinlikleri farklıdır. Karbondioksit lazeri derin doku yenileme hedefler, uzun iyileşmeyi göze alır. Kaş kaldırma amaçlı nonablatif sistemler ise hızlı sosyal dönüşü önceler. İkisi aynı hastalık için değil, farklı beklentiler için uygulanır. Bu yüzden birinin kızarıklık süresinden diğeri hakkında sonuç çıkarmak yanıltıcı olur.
Özellik | Nonablatif Kaş Kaldırma | Ablatif Karbondioksit Lazeri |
Kızarıklık süresi | Saatler, nadiren 24 saat | Günler, haftalar |
Cilt bütünlüğü | Bozulmaz | Üst tabaka buharlaşır |
Kabuklanma | Yok | Beklenir |
Günlük hayata dönüş | Aynı gün veya ertesi gün | Birkaç gün, hatta hafta |
Amaç | Sıkılaşma ve lifting | Derin doku yenileme |
Anestezi ihtiyacı | Genellikle gerekmez | Lokal veya bölgesel anestezi |
Çoğu kişi işlem sonrası aynı gün günlük yaşamına dönebilir; hafif pembelik kalan kişiler 24 saat beklemeyi tercih edebilir.
Evet, devam edilebilir. Nonablatif uygulamalarda cilt bütünlüğü bozulmadığı için fiziksel bir engel yoktur. Ancak yüzünüzde hafif bir renk değişikliği olabileceğini bilmek gerekir. Önemli bir toplantı veya çekim varsa işlemi bir gün önceden yaptırmak rahatlık sağlar. Soğuk kompres ve güneş koruyucu ile sosyal görünüm hızla normale döner.
İşlem günü makyaj yapılmamalıdır. Ertesi gün cilt bariyeri toparlandığında temiz ürünlerle hafif makyaj yapılabilir. Sünger ve fırçaların temiz olması gerekir. Ağır fondöten ve kalıcı ürünler ilk günlerde cildin nefes almasını zorlaştırır. Göz makyajı ürünlerini paylaşmamak enfeksiyon riskini önler.
Yüksek koruma faktörlü güneş koruyucu her iki saatte bir yenilenmelidir. Şapka ve geniş çerçeveli güneş gözlüğü ek koruma sağlar. Öğle saatlerinde gölgede kalmak en etkili yöntemdir. İşlem sonrası ilk hafta plaj, güneşlenme ve solaryum kesinlikle önerilmez. Bu kural rengin eşit toparlanması için zorunludur.
Hafif bir sıkılaşma etkisi hemen görülebilir, asıl kolajen kaynaklı lifting etkisi ise 2 ila 8 hafta içinde giderek belirginleşir.
İşlem bitiminde ısınan doku anında hafif bir gerilme gösterir. Bu, geçici bir etkidir ve birkaç gün içinde söner. Yine de birçok kişi işlem sonrası ilk gün kaşlarında hafif bir kalkıklık fark eder. Bu erken etki, dermisin ısıyla kısalmasından kaynaklanır. Kalıcı sonuç için bu tek başına yeterli değildir.
Asıl sonuç, fibroblastların yeni kolajen üretmesiyle ortaya çıkar. Bu süreç haftalar alır. Wunsch ve Matuschka, düzenli ışık temelli uyarımla cilt yoğunluğunun ve kolajen miktarının ölçülebilir şekilde arttığını göstermiştir (Wunsch ve Matuschka, 2014). Yeni kolajen lifler düzenlendikçe kaş çizgisi kalkar ve göz çevresi sıkılaşır.
Çünkü doku yenilenmesi biyolojik bir döngüdür. İlk haftalarda yapılan kolajen henüz olgunlaşmamıştır. Lifler zamanla güçlenir, sıkılaşır ve cilde esnekliğini geri kazandırır. Çoğu protokolde 2 ila 4 seans önerilir ve nihai sonuç son seanstan sonra bile gelişmeye devam eder. Ross ve arkadaşları, nonablatif tedavilerin histolojik etkilerinin aylar sonra bile devam ettiğini bildirmiştir (Ross et al., 2002).
Aşağıdaki yanıtlar, içeriğin önceki bölümlerindeki bilimsel bulguların özetidir.
Çoğu kişide birkaç saat içinde belirgin şekilde azalır. Ortalama olarak 6 ila 12 saat arasında hafif bir pembelik kalabilir. Hassas ciltlerde bu süre 24 saate uzayabilir. 24 saati geçen kızarıklık izlenmelidir.
Hafif düzeyde ve azalarak devam eden kızarıklık bazı kişilerde 24 ila 48 saat sürebilir ve bu hala normal varyasyon sınırlarındadır. Ancak kızarıklık artıyorsa, ağrı eşlik ediyorsa veya kabarcık oluşuyorsa normal değildir ve değerlendirme gerekir.
Evet, görülebilir. Isı artışı damar geçirgenliğini yükseltir ve doku aralarına hafif sıvı sızar. Bu şişlik genellikle 24 ila 48 saatte geriler. Belirgin, ağrılı veya tek taraflı şişlik normal kabul edilmez.
Evet, yapılabilir. Temiz bir bez ile 10 ila 15 dakikalık soğuk kompres hem kızarıklığı hem sıcaklık hissini azaltır. Buz doğrudan cilde değdirilmemelidir. Aloe vera içeren serinletici jeller de rahatlama sağlar.
Yüksek koruma faktörlü güneş koruyucu ile kısa süreli çıkışlar mümkündür. Ancak işlem sonrası ilk hafta bilinçli güneşlenme, plaj ve solaryum önerilmez. Gölge, şapka ve gözlük gibi fiziksel korunma yöntemleri birlikte kullanılmalıdır.
İşlem günü yapılmamalıdır. Ertesi gün cilt toparlandıysa hafif ve temiz ürünlerle makyaj mümkündür. Fırça ve sünger hijyeni önemlidir. Cilt hala sıcak ve hassassa makyaj ertelenmelidir.
Kızarıklık 48 saati aşıyorsa, giderek artıyorsa, ağrı veya yanma eşlik ediyorsa, kabarcık veya renk değişikliği varsa derhal başvurulmalıdır. Beklemek ve izlemek yerine erken değerlendirme en doğru yaklaşımdır.
Lazerle kaş kaldırma sonrası kızarıklık, kontrollü ısınmanın yarattığı geçici bir cilt reaksiyonudur ve çoğunlukla birkaç saat içinde, bazı kişilerde yaklaşık 24 saatte tamamen geriler. Bu reaksiyon, dermisteki kolajen uyarım sürecinin başladığını gösterir. Kızarıklığın süresi cilt tipine, uygulama yoğunluğuna ve işlem sonrası bakıma bağlı olarak değişir; açık ve hassas ciltlerde biraz daha uzun sürebilir.
Kızarıklığın şiddetlenmesi, ağrı eşlik etmesi, kabarcık oluşması veya 48 saati aşan seyir göstermesi durumunda profesyonel değerlendirme zorunludur. Göz çevresi gibi hassas bir bölgeye uygulanan her lazer işleminde, işlemi yapan kişinin deneyimi ve yetkinliği sonucu doğrudan etkiler. Doğru ellerde yapılan uygulama, kısa ve tolere edilebilir bir kızarıklık süreciyle güvenli bir şekilde tamamlanır ve sonuçlar haftalar içinde giderek belirginleşir.
Dierickx, Christophe C., et al. "Histopathology of Nonablative Laser Skin Remodeling: A Clinical Histologic, and Immunohistochemical Study." Lasers in Surgery and Medicine, vol. 30, no. 2, 2002, pp. 113-119.
Karu, Tiina. The Science of Low-Power Laser Therapy. Gordon and Breach, 1998.
Manstein, Dieter, et al. "Fractional Photothermolysis: A New Concept for Cutaneous Remodeling Using Microscopic Patterns of Thermal Injury." Lasers in Surgery and Medicine, vol. 34, no. 5, 2004, pp. 426-438.
Ross, E. Victor, et al. "Long-Term Results After Nonablative Skin Remodeling: A Clinical Histologic, and Immunohistochemical Analysis." Lasers in Surgery and Medicine, vol. 30, no. 3, 2002, pp. 160-165.
Tanzi, Eric L., and Tina S. Alster. "Treatment of Atrophic Facial Acne Scars with a Dual-Mode Er:YAG Laser." Surgery, vol. 28, no. 7, 2002, pp. 551-555.
Tierney, Emily P., et al. "Treatment of Surgical Scars with Nonablative Fractional Laser versus Pulsed Dye Laser: A Randomized Controlled Trial." Journal of the American Academy of , vol. 60, no. 3, 2009, pp. 407-412.
Wunsch, Alexander, and Karsten Matuschka. "A Controlled Trial to Determine the Efficacy of Red and Near-Infrared Light Treatment in Patient Satisfaction, Reduction of Fine Lines, Wrinkles, Skin Roughness, and Intradermal Collagen Density Increase." Photomedicine and Laser Surgery, vol. 32, no. 2, 2014, pp. 93-100.





